RADIANCED DANIŞMANLIK & EĞİTİM







ANNELER LÜTFEN OKUYUN!

Diba Ayten Yılmaz (09.09.2007)

Bugüne kadar yaptığım terapi çalışmalarında, çocukken cinsel tacize uğrayanların oranının ne kadar yüksek olduğunu anladım. Cinsel tacize uğrayan erkek çocukların oranı da oldukça yüksek.

Tacize dayanan ve hayatta kalmayı başaran çocuk, ilerleyen yaşlarında bu travmanın izlerini hayatının-benliğinin bir çok bölümünde taşıyor. Taciz sonrası çeşitli kişilik bozulmaları oluyor ve kişi sağlıklı bir cinsel hayat yaşayamıyor. Tacize uğrayan erkek çocuklar cinsel kimlik karmaşası yaşayabiliyor ve cinsel tercihlerini yapmakta zorlanıyorlar.
Cinsel taciz travmasının sonuçları ayrı bir yazıda söz edilecek kadar önemli.

Tahmin edeceğiniz gibi tacize uğrayan sadece bazı insanlar ilerleyen yıllarda terapi alıyor ve bu travmanın izlerini silmeye çalışıyorlar. Bir çok insan da hayatı boyunca bu izleri taşıyarak doyumlu ve mutlu yaşamaktan uzak kalmış oluyor.

Akla hayale sığmayacak tacizlere uğrayan kişilerin en çok yaralandıkları durum "korunmamış" olmaları. Yani ebeveynlerinin onları tacizden korumamış olması.
Taciz eden kişi çoğunlukla bir aile yakını oluyor. Birinci derece aile yakını (baba-abi-dayı-amca-dede) olabildiği gibi annenin veya babanın bir arkadaşı da olabiliyor. Taciz eden "sakın annene-babana söyleme yoksa öldürürüm" türü tehditlerle çocuğu susturmayı başarabiliyor. Ama tacize uğrayan çocuk için en acı verici olan şey, anne veya baba haberdar veya tanık olunca da çocuğu korumamış olması.

Buna yönelik aktarabileceğim bir örnek; odaya girip sevgilisini 5 yaşındaki kızının üzerinde gören bir kadının hiçbir şey yapmadan odadan çıkması ve daha yıllarca bu tecavüzün gerçekleşmesine göz yumması. Bu kişi, bu olaydan yıllar sonra annesine olan kızgınlığından ve nefretinden kurtulmak için terapistlere gidiyordu. Annesi O'nu koruyabilirdi ama korumamış, görmezden gelmiş ve sevgilisini kaybetmemek için kızının çektiği acıya göz yummuştu.

En şaşırtıcı örnekler anne veya babanın çocuklarını korumaya özen göstermediği durumlarda ortaya çıkıyor. Anne-babasının yanında aynı yatakta uyuyan bir çocuk da cinsel kimlik karmaşası yaşayabiliyor. Çocukların cinsel kimliği 4-5 yaşında oluşmaya başladığı için bu yaşlarda ebeveynlerin çok dikkatli olmasında fayda var. Yani çocuğun karşıt cinsteki ebeveynini çıplak olarak görmesi veya onunla uyuması bile çocuğun duygusal gelişimini olumsuz etkileyebiliyor.

Tacize uğrayan çocuğun en çok yara aldığı durumlardan biri de, ebeveynlerden birine durumu anlattığında kendisine inanılmaması. Çoğu ebeveyn bu gerçekle yüzleşmemek ve en önemlisi bu olay karşısında cesur karar almaktansa çocuğunun bedensel ve duygusal acı çekmesine göz yumuyor. Bu hayat boyu çocuğun özdeğerinin düşük olmasına sebep olabiliyor.

Çoğu kişi henüz bebekken bile kendilerine bakan, dokunan, kucağa alan birinin yanlış bir şeyler yaptığını hissediyor ve hatırlıyorlar. Bebeklerin hisleri güçlü olduğu gibi annelerin de hisleri güçlüdür. Evet gündelik hayatın içinde zihinsel karmaşa yaşıyor ve sezgilerinizi ihmal ediyor olabilirsiniz. Yine de çocuklarınızın gelişimini dikkatle gözleyebilirsiniz.

Emin olun çocuğunuz tacize uğruyorsa bunu size bir şekilde anlatmaya çalışıyordur. Eğer bir şey hissederseniz Onunla yalnız konuşun ve size güvenmesini, kendisini koruyacağınızı söyleyin. Size anlattıklarını dikkatle dinleyin, özenle değerlendirin ve gerekiyorsa bir çocuk doktoru veya pedagoga götürün. Okula giden çocuğunuza gerekli uyarılarda bulunun. Okulda, yolda herhangi bir şekilde istemediği şeyleri O’na yapmaya kalkışan olduğunda karşı çıkmasını ve kendisini savunmasını ve size mutlaka iletmesini söyleyin.

UYANIK VE FARKINDA OLALIM; ÇOCUKLARI KORUYALIM!

Sevgi ve Şükranla,

 
COPYRIGHT © 2006 RADIANCED.COM ALL RIGHTS RESERVED / WEB DESIGN BY DiBA