RADIANCED DANIŞMANLIK & EĞİTİM












EN BÜYÜK MUTLULUK

Diba Ayten Yılmaz (27.09.2007)

Alkollü içecek, uyuşturucu ve sigara içmiyorum. Bunları içmenin bedene ve ruha ne kadar çok zarar verdiğini söylediğim zaman "ne o yüzlerce yıl yaşamak mı istiyorsun?" sorusu gelebiliyor. Hayır, ben zaten onlarca farklı yerde yüzlerce kez bedenlendim. Bu bedende yüzlerce yıl yaşamak gibi bir derdim yok. Ben sadece yaşadığım müddetçe bana hizmet eden bu şahane organizmaya iyi bakmak istiyorum. Onunla geçireceğim yılları sağlıklı ve rahat geçirmek istiyorum. Sağlıklı ve keyifli bir hayatın ön koşulu da bedenimizle sevgi ve saygı dolu bir ilişkide olmak.

Bu bedenler alkol ve sigaraya uygun değil. Arabalardan çıkan egsoz gazlarından, hava kirliliğinden şikayet edip sonra o pembe dokulu narin akciğerleri yanma gazıyla yani sigarayla doldurmak kendinle çelişkiye düşmek ve kendine saygısızlık etmek demek.

Binlerce yıldır hemen her toplumda insanları köleleştirmek için uyuşturma yöntemi kullanılmış. Alkol neredeyse tüm Batı toplumlarında emniyet çıkışı olarak kullanılıyor. Alkollü içecekler uyuşturucu kadar hatta daha zararlı olduğu halde yasak değil. Belli bir yaştan sonra isteyen herkes ulaşıp içebiliyor. Bunda hem uyuşturucu-alkol ve sigara üzerinden para kazanan dev şirketlerin etkisi var hem de sistem insanları uyuşturmayı tercih ediyor. Bu da bir çoğunuzun bildiği eski bir hikaye.

Acıyı inkar ederek, bastırarak keyiflenmek için uyuşturucuları ve alkollü içkileri kullanan bir çok insan var. Bu maddeler suni ve geçici bir keyiflilik hali yaratıyor ve her biri bağımlılık yaratarak kişiyi etkisi altına alma gücüne sahip.
Hafta içi günlerde kendini ifade etmeyen, kendinden uzak yaşayanlar biriken gerilimi hafta sonu boşaltmaya çalışıyorlar. Batıda uzun yıllardır varolan "haftasonu dağıtma" geleneği artık ülkemizde de binlerce insan tarafından uygulanıyor. Cuma akşamından itibaren türlü çeşitli, renkli alkollü içeceklere sarılıyorlar tek umutları oymuşcasına.

Bir çok insan ilişkide olduğu kişiyi kaybetmemek için duygu ve düşüncelerini bastırıyor. Ve bu içe atılan enerji zamanla büyüyor ve bir süre sonra o kadar katılaşıyor ki taşıyan kişiye zarar vermeye başlıyor. O noktadan sonra her iki taraf da daha çok acı çekmeye başlıyor. Kaybedilmesinden korkulan ilişkinin o haliyle kimseye faydası olmuyor. Kendini unutmaya ve içerideki gerilimle başetmeye çalışıyorlar. Geçinemeyen, aralarında gerginlik olan eşler birlikte içiyor, gevşiyorlar ve böylece bir kaç saatliğine de olsa birbirlerine katlanıyor, iyi geçinmiş oluyorlar. Alkolün etkisiyle kendilerini kaybediyorlar başka bir ruh haline geçiyorlar, böylece içerideki rahatsızlık kısa bir süreliğine bastırılmış oluyor.


Içerideki gürültüyü duymamak için kalabalık barlara, gece klüplerine gidip dışarıdaki gürültüye izin vermiş oluyorlar. Tabii o tip yerlere gitmenin tek amacı bu değil, bir çok insan sosyal olmak ve eş bulmak için de oralara gidiyor.
Bu suni ve geçici gevşeme, pazartesi sabahı asık suratlarla kalkana kadar sürüyor. Evet , dürüst olun, içki içtiğiniz bir gecenin ertesinde kendinizi çok iyi hissettiğiniz hiç oldu mu? Bir kaç saatlik suni gevşeme hayatınızın hangi problemini çözdü? Hangi derin mutsuzluğunuza iyi geldi?

"Bunları söylemesi kolay ama benim bildiğim-alıştığım en iyi başetme yöntemi bu" diyor olabilirsiniz.
Sizi rahatsız eden şeylerin üzerine gitmeyi denediniz mi? Bugüne kadar konuşmadığınız dile getirmediğiniz onca şey olduğu için aranızda gerilim olan kişiyle, nazik ve dürüst olarak konuşmayı denediniz mi?

Kendinizi ifade etmekte zorlanıyorsanız ve daha incelikli bir yardıma ihtiyacınız olduğunu hissediyorsanız yardım alın.

Hiç meditasyon yapmayı denediniz mi?
Bana göre en büyük haz en büyük mutluluk Yaradan'la bir olmak! Çünkü böylece Kaynakla bağlanarak tüm ruhsal-duygusal ihtiyaçlarımızı giderebiliriz. Yaradan'la bir olmanın en iyi ve kolay yollarından biri de meditasyon yapmak. Meditasyon başlıklı yazımda da belirttiğim gibi ayrıca kendimizi daha iyi tanımanın anlamanın iyi bir yolu. Hayatımızda yolunda gitmeyen, bizi mutlu etmeyen bir şeyleri değiştirmek istiyorsak önce kendimizin farkına varmamızda fayda var. Alkol-uyuşturucu gibi bağımlılık yaratan maddelere nasıl bağlandığınızı anladıktan sonra bu maddelerden özgürleşmek yolunda adım atmaya sıra geliyor. Adım atmak, bulunduğun yerden uzaklaşmak anlamına geliyor. Yani alıştığın bildiğin "rahatlık alanı"nın dışına çıkmak; işte cesaret tam da burada gerekiyor. Cesaretle atılan her yeni adımla geçmişin kısır döngüsünden kurtulmak mümkün.
Ancak geçmişin izlerini temizledikçe bugünü gerçek ve kalıcı mutlulukla yaşayabiliyoruz!

Sevgi ve şükranla!

 
 
COPYRIGHT © 2006 RADIANCED.COM ALL RIGHTS RESERVED / PHOTOS BY DiBA WEB DESIGN BY DiBA & REONOX