|
EVE DÖNÜŞ
Diba Ayten Yılmaz (10.05.2007)
Amerikalı psikolog ve hipnoterapist Dr. Michael Newton "Hayatlar Arası Hayat" adını verdiği terapi çalışmasını 30 yılı aşkın bir süre boyunca yaparak binlerce insanın en derin ruhsal anılarına ulaşmasına önayak oldu. Ruhsal Regresyon olarak da adlandırılan bu terapi çalışmasının eğitimini Amerika'da Linda Backman'la tamamladım .
Michael Newton'ın tüm dünyada yüzbinlerce okura ulaşan ve Türkçe'ye de kazandırılan çok önemli iki kitabı var; Ruhların Yolculuğu ve Ruhların Kaderi. Newton bu kitaplarında binlerce insanla yaptığı ruhsal regresyon terapi çalışmasının notlarını okurla paylaşıyor.
Ben de bu terapiyi Ruhsal Terapi olarak adlandıracağım tıpkı Dr. Marc Cohen gibi.
Marc, İskoçya doğumlu, 2005 yılında, 54 yaşındayken ani bir kalp krizi ile ruhsal aleme göçmüş olan bir filozof, regresyon terapisti, yazar ve öğretmen. Michael Newton'la çalıştığı dönemde bu terapi çalışmasını Ruhsal Terapi (Soul Therapy) olarak adlandırmış.
Ruhsal Terapi sırasında, derin trans halinde iken kendi ruhsal anılarımıza yani Newton'ın "süper bilinçaltı" diye adlandırdığı bölüme ulaşıyoruz. Ve şimdiki bedenlenmemiz öncesinde ruhsal boyutta geçirdiğimiz döneme ait anılarımızı hatırlıyoruz. Bir önceki hayatımızın en belirleyici kişi ve olaylarını hatırlamanın ardından ruhsal alemde ruh gruplarımızla yani birlikte çalıştığımız- bedenlendiğimiz diğer varlıklarla bir araya geliyoruz. Bir çok kişinin bu çalışmayı "eve dönüş" olarak tanımlamasının en önemli sebebi de bu. Ardından ruhsal rehberimizle birlikte Bilge Işık Varlıklar veya Konsey olarak da adlandırılan bir üst seviyedeki rehber varlıklarla görüşmeye geçiyoruz. Tüm ruhsal varlığımızın ve deneyimlerimizin değerlendirildiği bu aşamadan şimdiki hayatımızın seçimlerini yaptığımız aşamaya geçiyoruz. Tüm bu değerlendirme süreci "şimdiki an" çerçevesinde gerçekleşiyor. Yani danışan hem bu hayata gelmeden önce rehberleriyle yaptığı seçimlerini, buraya geliş amacını, hayat planını hatırlıyor hem de tüm bunlar şimdiki an'da gelinmiş olan noktada değerlendiriliyor.
Bu terapi çalışması için transa ihtiyaç duyulmasının sebebi; ancak trans halindeyken gevşiyoruz ve gevşeyince de iç bilgelik ortaya çıkıyor. Bu derin trans durumundayken yarı uykulu yarı uyanık durumdayız yani deneyimin farkındayız. Ve seans bitiminde de hemen herşeyi hatırlıyor oluyoruz.
Bu seans sırasında ben'in ötesine geçiyor ve bütün'ü algılıyoruz yani ikilik(dualite)den Bir'liğe geçiyoruz. Hep varolan saf ışık varlıklarız ve burada insanlık deneyimini yaşarken bu ölümsüz tarafımızı unutmak eğilimindeyiz. Ruhsal Terapi bize ölümsüz yanımızı hatırlatıyor. Bedeni terkedince zaten bunu hatırlıyoruz ama önemli olan bu insan bedeni içine sıkışmış durumda iken ve insanlık deneyiminin zorlu aşamalarından geçerken Ruhsal Terapi çalışması aracılığıyla bunu hatırlamanın mucizevi etkisi!
Ruhsal Terapi çalışması daha çok; "ben kimim", "niçin buradayım", "hayat amacım ne" "ruh eşim var mı, kim" diye soranlar, kendini bu dünyada yalnız hissedenler ve hayatındaki, ilişkilerindeki zorlukları anlamaya ve çözmeye niyet edenler için çok uygun.
Varlığımızın insani tarafının ötesine geçerek, Yaradan'ın bir parçası olan o muhteşem zenginlikteki değerli varlığa ulaşmak için de ideal!
Ruhsal Terapinin geçmiş yaşam terapisinden farkı ne diye sorarsanız; geçmiş yaşam terapisinde danışanın şimdiki hayatından bir konuya, kişilere veya sorunlara odaklı bir çalışma gerçekleştiriyoruz. Ruhsal Terapi seansında ise danışanın tüm ruhsal deneyimine çok daha geniş bir çerçeveden yaklaşıyoruz. Bu dünyada yaşayan insanlar olarak çoğumuz ruhsal varlığımızla insani egomuzun bölünmüşlüğünü yaşıyor ve zorlanıyoruz. Ruhsal alem yani evimiz-yuvamız huzur ve sevgi dolu ama burası yani fiziksel alem zorlayıcı ve her zaman çok güzel ve yaşanası bir yer değil. Işte bu nedenle hepimiz bir dengeye kavuşma ihtiyacındayız.
Ruhsal Terapi esnasında, ruhsal algılarımızı açarak ve rehberlerimize kulak vererek, değişim ve dönüşümün hızlandığı günümüzde çok daha rahat yol almak mümkün.
Kendi Ruhsal Terapi çalışmam esnasında yaşadığım o bütünleşmeyi ve herşeyin yerine oturduğu, tüm anlamların anlaşıldığı anları sizlere kelimelerle tarif etmem çok kolay değil. Yalnız seansın bitiminde gelen evrensel mesajı sizinle paylaşmak istiyorum.
Seans esnasında sevgili ruhsal rehberim Aseira ve Bilge Işık Varlıklarla görüşmem sona ermek üzereyken bir üçgen gördüm. Bir anda üçgenin içinde bir dağ belirdi. Dağın zirvesi üçgenin tepe noktasına denk geliyordu. Bu seanstan 2 gün önce sabah meditasyonunda bir üçgen görmüş ve bunun ikilik'ten BİR'liğe ulaşmak anlamına geldiğini anlamıştım. Bu sefer üçgenin içinde bir dağ vardı ve o anda anladım ki "dağın hangi yüzünden, hangi hızla, nasıl tırmanırsak tırmanalım dağın tek bir zirvesi var, o da Yaradan'ın sevgisi".
Hangi inançla, hangi tanımlarla hangi eylemlerle yol aldığımızın bir önemi yok, hepimiz Yaradan'a O'nun sevgisine kavuşmak üzere yol alıyoruz.
Seansım esnasında olan çok önemli bir şey de yaşadığım ruhsal çözülme oldu. Çocukluğumdan beri "bildiğim/deneyimlediğim her şeyi söylersem çok tehlikeli olabilir" alt inancını taşıyordum ve bu korkuyu Aseira ve Bilge Işık Varlıklar'la görüşürken yeniden hissettim. Ve o anda bu korkunun bir çok geçmiş hayatımdan gelen birikmiş bir ağırlığı olduğunu anladım. Ve ruhsal seviyede bu korkunun "tüm gerçeklik Tanrı'ya ve insanlığa ait, ben diye bir şey yok" farkındalığı ile ve saf sevgi ile çözülüşünü yaşadım. Bu deneyimin benim için nasıl hafifletici bir deneyim olduğunu tahmin edebilirsiniz.
Ruhsal Terapi çalışması esnasında bazı arkadaşların aldığı evrensel mesajları da sizlere iletmek istiyorum.
52 yaşındaki L. bu hayatındaki ailesine kendini hiç yakın hissetmemişti. Terapi esnasında ruh grubuyla biraraya geldiğinde roller öylesine yerine oturdu ki L. için ilişkilerindeki tüm gerilim çözülmüş ve onlara yönelik anlayış ve şefkat geliştirmiş oldu.
48 yaşındaki J. Hazreti İsa'yı görmeyi çok istiyordu. Istediğinden daha da fazlası oldu, seansta hem Hz. İsa'nın enerjisini hem de Yaradan'ın varlığını hissetti. Yaradan O'na "hepimiz BİR'iz, sen benim bir parçamsın, ben de senin bir parçanım" diyerek "herkesi eşit olarak yargılamadan sevmek" anlamına gelen sembolik bir güneş hediye etmiş.
47 yaşındaki M. Ispanya'daki bir önceki geçmiş hayatında eşini ve çocuklarını çok ihmal etmiş olduğunu ve kocaman bir hayatı sevgiyi yaşamadan geçirdiğini anladı. Rehberi ve Bilge Işık Varlıklarla görüşürken aldığı mesaj "rahatla ve akışla ak! Disiplin ve öğrenmek çok önemli ama bunu eğlenerek de yapabiliriz." M. ayrıca bireysel olarak kendimizi aşırı korumaya çalışmanın anlamsızlığı ve sadece orjinal doğamızı yani saf sevgiyi korumamız yönünde mesaj aldı.
M. seansa tiroid kanserine nasıl şifa bulacağı sorusuyla başlamıştı ve seans sonunda "şifa aramaya gerek kalmadı, şifaya kavuştum" dedi.
Tabii ki bu çalışma terapist ile danışanın işbirliği ile yürüyen özgün bir çalışma. Terapist olarak benim görevim, deneyimi yaşayan danışanın kendi ruhsal anılarına ulaşırken ve ruhsal rehberleriyle görüşürken O'na en iyi şekilde rehberlik etmek. Danışana düşen ise hayatında önemli değişiklik ve dönüşümü yaratma konusunda sorumluluğu almak.
Ruhsal Terapi çalışmasını yürüten dünyadaki sınırlı sayıdaki terapistlerden biri olarak; danışanlara kendi içlerindeki ilahi ışığı görmeleri, kendilerini keşfetmeleri ve ruhsal aydınlanmaları yönünde rehberlik etme görevini üstleniyorum.
Yazının girişinde sözettiğim Marc Cohen, İsrail'de ruhsal terapi çalışmaları yaparken aşırı dindar Yahudilerle de çalışıyor. Ve bu danışanlarının kendilerini geçmiş hayatlarında başka dini inançlara sahip bulduklarında şaşırdıklarını söylüyor. Marc bu çalışmanın ardından aşırı dinci danışanlarının diğer dini inançlara anlayış geliştirerek, bu anlamda da şifaya kavuştuklarını belirtiyor.
Şu anda dünyada etkin konumda olan kişilere Ruhsal Terapi yapma şansımız olsa dünyadaki bir çok olayın dünya barışı yönünde değişeceğini tahmin etmek zor değil.
Sevgi ve şükranla,
Diba Ayten Yılmaz
|