|
KARMA VE ŞİMDİKİ AN
Diba Ayten Yılmaz (19.05.2006)
Karma'nın birden fazla tanımı olmakla birlikte genel olarak "olumlu olumsuz herşeyin dengelenmesi gerektiğini belirten evrensel yasa" diye anılabilir.
Upanişadlar'da "karma yasası; geçmişte yapılanların sonuçlarıyla şimdi karşılaşılması" diye tanımlanır. Tabii doğal olarak şimdi yaptıklarımızla da gelecek karmalarımızı oluşturuyoruz.
Karma'yı "eylemler"imizle birlikte "niyetler"imizi de içeren bir bütünlük içinde değerlendirmek daha doğru olur. Karma, deneyimlerimizi nasıl algıladığımızla ve nasıl kabul ettiğimizle ilintilidir.
Karma, bizi hep daha iyiye, daha sevgi dolu, daha şefkatli, tüm varlıklara saygılı ve anlayışlı olmaya yönlendiren bir sistem, bir kanunlar dizisi gibi çalışıyor.
Dünyanın farklı ülkelerindeki Geçmiş Yaşam Terapistlerinin 30 yılı aşkın bir süredir yürüttüğü araştırma ve çalışmalar ortak sonuçlar veriyor. Ruh, fiziksel bedenin ölümüyle birlikte bedenden ayrılırken ölüm anı'ndaki duygu, düşünce ve fiziksel etkilenmeleri de tıpkı bir "ekli dosya" gibi taşıyarak ruhsal aleme geçiş yapıyor.
Bir nedenle ruhsal aleme geçiş yapmayarak dünya düzleminde takılı kalan ve/veya bir başka bedenin enerji alanına sığınan korku dolu ruhlara bir diğer yazımda değiniyorum.
Bir önceki paragrafta belirttiğim gibi yapılan çalışma / araştırmaların ortak sonuçları gösteriyor ki, ruhlar fiziki bedenin ölümüyle ruhsal aleme geçerken rehber varlıklar tarafından karşılanıyor ve orada şefkat ve sevgi ile özenli bir bakım görüyorlar.
Ardından ruhsal rehberleri ile o geçmiş hayatı tüm yönleriyle değerlendiriyorlar. Ruhun o hayatında nerelerde olumlu nerelerde eksik / yanlış seçimler ve eylemler yaptığını çok ayrıntılı bir şekilde gözden geçiriyorlar. Ruhsal alemde herşey; tüm duygular, düşünceler, eylemler özellikle NİYET ekseninde açıklıkla değerlendiriliyor. Bu açıklığın içinde birşeylerin gizlenmesi mümkün değildir.
Daha sonra ruh ait olduğu "ruh grubu"yla buluşur. Çalışmalara katılan binlerce insan bu buluşmayı "yeniden ev'de aile ile birlikte olunan sevinç dolu bir kavuşma anı" olarak tanımlıyor.
Ruhsal alemdeki en önemli aşamalardan biri de; o varlığın geçmiş hayatının deneyimli bilge ruhların oluşturduğu bir konsey tarafından değerlendirilmesi süreci. Çeşitli yazarlar bu konseyi "yaşlılar konseyi", "akıllı varlıklar" "master'lar", "karmik komite" diye de adlandırıyorlar. Genelde 6-7 akıllı ışık varlıktan oluşan bu konsey o ruhun ilerlemesini gözden geçiriyor. Bu varlıklar aynı zamanda, o ruhun bu geçmiş hayatını da planlamışlardır. Konsey üyeleri, o geçmiş hayatta planlanmış olandan nerelerde nasıl sapma ve ayrılmaların meydana gelmiş olduğunu, o ruhun nerelerde gelişme ve ilerleme kaydettiğini belirtirler. Ve bir sonraki bedenlenmeye hangi gelişim aşamalarının kaldığını, o ruhun tamamlamaya, geliştirmeye ihtiyacı olan ne varsa onları tamamlamak yolunda cesaretlendirirler.
Örneğin o hayatında bağımsız ve cesur olması planlanmış bir ruh, bağımsızlığını kazanmak üzere 20 yaşında ebeveynlerinden ayrılmış olsun. Fakat yeterince cesur olmaktan kaçınıp bu sefer de bir başkasına sığınmış ve mutsuz olmuştur. Bu ruh, bir sonraki ruhsal aleme geçişinde, sonraki bedenlenmesinde bağımsızlığını cesaretle güçlendirmesi yönünde akıllı varlıklar tarafından yönlendirilecektir.
Konseyle yapılan görüşme sonrasında bir sonraki bedenlenmeyi seçme aşaması geliyor.
Bu çalışmalara katılmış olan kişiler genelde 2-3 ayrı olasılıktan sözediyor.
Kimileri bu beden seçeneklerini önlerinde kimileri ise bir ekranda gördüklerini belirtiyorlar.
Ruh bu bedenlerin içinde olmayı telepatik olarak deneyimleyebiliyor ve birini seçiyor.
Ve böylece o varlık ruhsal gelişimini ilerletmek için ihtiyacı olan bedeni, yaşam koşulları, ülkesi, ebeveynleri, eş ve çocukları ve işi dahil olarak seçmiş oluyor. Sonraki aşama ruhun bedenlenmeden önce son bir şifa enerjisi alarak yeniden bedenlenmeye hazır hale gelmesi.
Varlık bir önceki hayatından getirdiği "ekli dosyayı" yeni bedenine taşır. Ve bu ekli dosyadaki duygular, düşünceler ve fiziki etkiler bir sonraki hayatta uygun tetiklenmelerle canlanır. Canlanmanın amacı; bir önceki hayatta oluşan ruhsal, zihinsel, bedensel yaraları yani yarım kalan deneyimleri, affederek, af dileyerek, şefkat, sevgi ve anlayış göstererek tamamlamaktır.Böylece öğrenmeye ve ruhsal olarak gelişmeye devam edebiliriz.
Ruhsal alemde bu standart sürecin dışında işlemlere tabi tutulan ruhlar da var. Bedenliyken başkalarını incitici davranışlarda bulunmuş olan varlıkların ruhsal alemde, epey bir süre diğer varlıklardan ayrı tutuldukları anlaşılıyor. Bu uyumsuz ruhlar bir yalıtılma süresinin ardından bedenli bir uygulamayla temizlenmek üzere yeryüzüne dönüyorlar. Bu varlık, karşı tarafa verdiği zararı anlayabileceği, kavrayabileceği yönde bir hayatı seçer.
İntihar edenler ise, bedenlendiklerinde, ruhsal alemde seçmiş oldukları zorluklarla başa çıkmayı başaramadıkları için bir sonraki bedenlenmede yine aynı zorlukla karşılaşmak durumundadırlar. Ta ki o dersi öğrenene kadar. Özgür irade ile seçilmiş olan yoldan sapmak aslında ruhsal kopukluğa yol açan bir durum. Ana yoldan çıkıp ruhsal bağlantıyı yitiren ruhlar içsel olarak huzursuz oluyor ve bir türlü derin mutluluğu yakalıyamıyorlar.
Neden Eski Hayatları Unutuyoruz?
İki hayat arasında bir önceki hayatı değerlendirip ruhsal öğrenme ve gelişim sürecimizin sonraki aşamasına yani yeniden bedenlenmeye geçerken önceki hayatımızı ve ruhsal alemde geçirdiğimiz süreci unutuyoruz. Bunun hem pratik hem de ruhsal sebepleri var.
Pratik sebepler; şu anda bu hayatınızdaki çocukluk anılarınızı çok taze olarak şu anda hatırlıyor olsaydınız nasıl hissederdiniz? Bir de geçmiş hayatlarınızdaki anılarınızı bütünüyle şimdi hatırlıyor olsaydınız, gündelik hayatınız daha kolay mı yoksa karışık mı olurdu?
Oysa bir terapiste gidip çocukluğunuzun ilgili bölümlerini hatırlar ve şu andaki hayatınızı çocukluğunuzun nasıl etkilemiş olduğunun daha iyi ayırdına varabilirsiniz.
Geçmiş Yaşam Terapisi ile de şimdiki hayatınızdaki sorunları daha iyi anlamanız ve çözümleri görebilmeniz yönünde, ilintili geçmiş anılara gider ve hayatınızın hangi alanlarında bir iyileştirme yapabileceğinizi anlarsınız.
Ruhsal sebeplerden en önemlisi şu; o deneyimin içinden geçerken o deneyimi tüm boyutlarıyla tüm gerçekliği ile yaşamaya, hissetmeye ihtiyacımız var.
Örneğin; bir önceki hayatında bir çocuğun canını yakan bir varlık, ruhsal alemde, bedenliyken yaptığı bu eylemden dolayı pişman olup, bu karmayı temizlemek için yeni bedenlenmesinde kendisine pek de iyi davranmayacak ebeveynleri seçebilir.
Eğer bu varlık herşeyi hatırlayarak bedenleniyor olsaydı, olasılıkla bedenen ve ruhen acı çekmenin ne olduğunu derinlemesine deneyimlemesi mümkün olmazdı.
Tam bir unutuşla, o varlık o deneyimleri acıyla yoğrularak yaşar ve işte o zaman önceki hayatında başkalarına nasıl acı çektirmiş olduğunu derinden anlar. Ve böylece varoluşunun ileri aşamalarında bu zarar verici davranışlardan kaçınabilir.
Evet ruhsal alemde herşeyi öğreniyoruz fakat orada öğrendiklerimizi bu dünyada hayata geçirip deneyimleyerek , sindirerek gelişiyor ve ilerliyoruz.
Karma Temizliği
Her bireyin oluşum ve gelişim süreci kendisi gibi biricik olduğu için karması da diğer tüm insanlardan farklıdır.
Bir önceki hayatında kendisine dayak atan babasını öldüren birisi, bir diğer hayatında zorluklara şiddetle değil sabırla göğüs germeyi öğrenmek üzere bu sefer kendisini döven bir ağabey seçip, sessizce buna katlanıyor, böylece karmasını temizliyor olabilir. Oysa "cesaretle kendini ifade etmeyi" öğrenme aşamasına gelen bir ruh, kendisine eziyet eden birine karşı cesaretle karşı çıkyor ve sakince kendini koruyor olabilir.
Bir önceki hayatında liderlik ettiği insanları savaşlara sürükleyen biri, sonraki hayatında ruhsal bir önder olabilir ve insanlığa hizmet ederek karmasını temizliyor olabilir.
Fakat bir diğer kişi, seçtiği yeni hayatındaki zorlukların üstesinden gelip yaşadığı çevre tarafından lider olarak tanımlanıyor ve önderlik etmeye teşvik ediliyor olmasına rağmen korkularına yenilerek lider olmayı reddedip köşesine çekilmiş "kolay olanı" seçmiş olabilir.
Önceki hayatlarından birinde "cadı"lıkla suçlanan bir kadını işkenceyle öldürmüş olan biri, sonraki hayatında o kadının farklı ruhsal çalışmalarını vargücüyle destekleyerek karmasını temizliyor olabilir.
Karma ve Geçmiş Yaşam Terapisi
Madem yeniden bedenlenirken unutmak durumundayız neden burada Geçmiş Yaşam Terapisi alarak hatırlamaya ihtiyacımız olsun?
Geçmiş Yaşam Terapisi bu dünyada bedenlenen varlıkların karma'larını "bugün ve burada" temizlemeleri ve şimdiki an'da iç huzuru, doyum ve sevgiyle yaşamaları yönünde destekleyici bir ruhsal çalışmadır.
Daha önceki satırlarda, ruhsal alemde özgür irade ile seçilmiş olan ruhsal yoldan sapmaktan dolayı yaşanan acı ve sıkıntılardan sözettim.
Bir önceki örnek üzerinden açıklayalım. Kendisine fiziksel ve ruhsal acı çektiren bir ailede büyüyen kişi, bu hayatı nasıl bilerek ve isteyerek seçmiş olduğunu unutmuş olduğu için kendisini kurban hissediyor olabilir. Ve kurban psikoloji ile kendisine yine acı çektiren biriyle beraber olup üstelik kendi çocuklarına da fiziksel, ruhsal acı veriyor olabilir. Yani planlanan, tasarlanan yoldan sapmış durumdadır ve acı çekiyordur.
Bu kişi Geçmiş Yaşam Terapisi aldığında ruhsal yolculuğunu, hayatını, seçimlerini daha derin ve gerçekçi bir perspektiften değerlendirebilir. Geçmiş Yaşam Terapisi ile kendisine acı çektirenleri ve en önemlisi başkalarına acı çektirdiği için kendisini affederek karmasının ilgili bölümünü temizlemiş olur. Ve kurban rolünü bırakıp seçimlerinin sorumluluğunu üstlenerek ruhsal yolculuğuna gelişerek devam edebilir. Hem de bu hayatının ve bu bedeninin içindeyken!
Önceki hayatında yanlışlıkla çocuğunun ölümüne sebep olan kişi bu olayın izini suçluluk duygusu olarak taşıyor ve çocuk sahibi olmaktan kaçınıyor olabilir. Bu kişi Geçmiş Yaşam Terapisi alarak bu eski olaya geri döner ve kendini affetmeyi başarırsa, suçluluk duygusundan kurtulabilir. Tabii tahmin edeceğiniz gibi çocuk sahibi olabilir ve çocuğunu sevgiyle ve özenle büyütebilir.
Karmik İlişkiler
Yeniden bedenlenme mükemmel bir düzenle ilerler.
Evrende "raslantı" diye bir şey yoktur. Yaşananları "raslantı" ve/veya "şans" diye tanımlamak yerine evrende mükemmel bir şekilde çalışan "Çekim Kanunu"na dikkat etmekte yarar var. Evrende herşey planlı, anlamlı ve düzenlidir.
Ebeveynlerimiz, kardeşlerimiz, uzun süreli dostluk ve ve eş ilişkilerimiz tümü karmik 'tir. Yani "planlanmış ve seçilmiş"tir ve üzerinde ortak bir çalışma, öğrenme, tamamlama ve gelişmeye ihtiyaç duyulmaktadır.
Bir başka örnekle de karmik ilişkileri açıklamak istiyorum. Bir önceki hayatında savaş meydanında birbirlerini öldürmüş olan iki kişi ruhsal alemde birbirlerini affetmeyi ve sevmeyi öğrenmeye karar vermiş olsunlar. Ve anne çocuk olarak yeniden bedenlensinler. Bu kişilerin bu hayatta çatışarak birbirlerine karşı anlayışsız ve eleştirel olmaları planın dışına çıkmaları anlamına gelir. Bu kişilerden biri Geçmiş Yaşam Terapisi alarak aralarındaki karmik bağın farkına varabilir. Ve kazandığı yeni kavrayış ve farkındalıkla, anlayış, sevgi ve saygı ile o karmik ilişkiyi temizlemenin yolunu keşfedebilir. Kimseyi değiştiremeyiz ama kendimiz değişerek ilişkilerimizi iyileştirebiliriz.
Karma'dan sözederken evrensel ruhsal yasaları hatırlamakta yarar var; Dürüstlük Yasası, Esneklik Yasası, Sorumluluk Yasası, Seçimler Yasası, Denge Yasası, Kusursuzluk Yasası, Şimdiki An Yasası, Yargısızlık Yasası, İnanç Yasası.Bu ruhsal yasalar ayrı bir yazı konusu oluşturacak zenginlikte.
Karmik temizliğin ve ruhsal gelişimin temelleri; öncelikle kendini ve sonra tüm acı verici deneyimlere yol açmış olanları affetmek, sevgiyi öğrenmek ve tüm varlıklara karşı anlayış geliştirmek.
Ruhsal gelişimimiz hangi aşamada olursa olsun, kendimizin en yüksek iyiliğine olan niyet ve eylemlerin tüm insanlığın ve evrenin de en yüksek iyiliğiyle aynı doğrultuda olduğunu bilmekte fayda var.
Yazımı Babaji'nin karma yasasını anlatan bir sözü ile bitiriyorum.
"Geçmişi olmayan bir aziz yoktur,
geleceği olmayan bir günahkar yoktur."
GERi
|