RADIANCED DANIŞMANLIK & EĞİTİM







ECE SARUHAN'IN DİBA AYTEN YILMAZ İLE RÖPORTAJI

GÜNAYDIN GAZETESİNDE 7 EYLÜL 2008 TARİHİNDE (kısaltılmış haliyle) YAYINLANMIŞTIR...

BU TERAPİ SİZE ‘BEN KİMİM?’ SORUSUNUN YANITINI VERECEK:
Dünyaya bir sözleşme yapıp geliyoruz işimizden eşimize her şeyi biz seçiyoruz!

Ben dostlarımı ne kalbimle, ne de aklımla severim. Olur ya; kalp durur, akıl unutur. Ben dostlarımı ruhumla severim. O ne durur, ne de unutur” demiş Mevlana… Geçmiş Yaşam Regresyon Terapisti Diba Ayten Yılmaz, Türkiye’de sadece kendisinin uyguladığı Ruhsal Terapi çalışmasıyla; her ruhun bu dünyaya gelirken bedeninden ailesine, işinden eşine, yaşadığı şehirden geçireceği hastalıklara kadar bir çok şeyi seçtiğini gösteriyor.

İÇİNİZDEN BİR SES YÜKSELİYOR
Hafif hipnoz yoluyla, danışanlar bir önceki hayatlarına geçiş yapıyor ve o hayatın bitiminden sonra ruhsal boyutta kişi şimdiki hayata gelmeden önceki deneyimlerini hatırlamaya başlıyor. Denediğim için biliyorum, gözünüzün önüne bir sürü kare geliyor. Bedeniniz bu dünyada kalırken ruhunuz öte aleme doğru yükseliyor. Ve içinizden kendiliğinden yükselen bir sesle; kim olduğunuzu, neden bu ülkede doğduğunuzu, ruh eşinizin kim olduğunu, neden bazı insanları ilk görüşte çok sevip, bazılarını hiç sevmediğinizi anlatmaya başlıyorsunuz...

Ece Saruhan :Ruhsal Terapi çalışması ne anlama geliyor?
Diba: Bu; Amerikalı psikolog ve hipnoterapist Dr. Michael Newton’ın bir çalışması. Kendisi ‘Hayatlar Arası Hayat’ adını verdiği bu terapi çalışmasını 30 yıl boyunca uygulayarak, binlerce insanın en derin ruhsal anılarına ulaşmasına ön ayak olmuş. Normal terapi seansları sırasında, danışanlarının bir anda geçmiş hayatlarından ve de rehberlerinden bahsettiklerine tanık olmuş. Ve bunun üzerine, bu çalışmanın altyapısını oluşturmuş. Ben de, ruhsal regresyon olarak da adlandırılan bu çalışmanın eğitimini Amerika’da aldım. Dünyada bu çalışmayı uygulayabilen yaklaşık 20-30 terapist var.

Ece Saruhan: Nasıl bir terapi çalışması bu? Nasıl uygulanıyor?
Diba: Ruhsal terapi sırasında kişi, önce bir yatağa uzanıyor ve ben hafif hipnozla onun bilinçaltına yani geçmiş hayatlarına ilişkin anılarına ulaşmasına aracı oluyorum. Burada uyguladığım hipnoz; medikal hipnoz değil. Kişi yarı uykulu, yarı uyanık oluyor. Seans boyunca neler yaşadığının farkında ve seans sonrasında da her şeyi hatırlıyor. Ama bir yandan da ruhsal yolculuğuna ilişkin mesajlar alıyor. Ruhsal planını öğreniyor.

Ece Saruhan: Ruhsal plan ne demek?
Diba:Ruhsal plan, dünyaya gelirken rehberlerimizle birlikte yaptığımız hayat planı. Bunu bir örnekle açıklayayım. Diyelim ki sizin bir önceki hayatınız Hindistan’da geçmiş. Hipnozla sizin, o hayata ve o hayatın bitiminden sonra neler deneyimlediğinizi hatırlamanıza katkıda bulunuyorum. Yeniden bedenlenip Türkiye’de Ece olarak doğduğunuz ana kadar ruhsal boyutta neler yaşadığınızı görüyorsunuz. Ve yaşayacağınız ülkeden ailenize kadar her şeyi, dünyada yaşayacağınız ve yapacağınız bir çok şeyi, o boyutta Rehberlerinizle birlikte seçiyorsunuz.

HAYATIMIZI KENDİ  SEÇİMLERİMİZLE OLUŞTURUYORUZ
Ece Saruhan: Nasıl yani; kendi kaderimizi kendimiz mi yazıyoruz?
Diba: Kader ve hayat seçimlerimizi ayrı ele alabiliriz. Bu seansa giren kişi, niçin o ülkede doğduğunu, niçin kadın ya da erkek olduğunu, ailesinin kimlerden oluşacağını rehberleriyle birlikte belirlediğini, işini hatta kimle evleneceğini bile bilerek dünyaya geldiğini hatırlıyor. Tüm bunların ötesinde hayat amacını, bu dünyaya nasıl bir sınav vermek ya da neyi başarmak için geldiğini de anlıyor. Bizi kimin evlat edineceğinden, okuduğumuz okullardaki öğretmenlerimize ve sıra arkadaşlarımıza kadar neredeyse her şeyi seçiyoruz. Ölü doğmak da, doğal bir afette ölmek de; bir ruhsal planın parçası olabiliyor. Çok detaylı ve ayrıntılı bir planla geliyoruz dünyaya.

Ece Saruhan: Bu dünyada tecavüze uğrayan, çeşitli hastalıklarla savaşan birçok kişi var. Bunların hepsi o insanların kendi seçimleri mi yani?
Diba: Bir ruh farklı bedenlerde birçok kez dünyaya geliyor. Ve her gelişinde dünyada bedenlenmeden önce, daha önceki hayatlarında çözümleyemediği meselelerini çözümleyebilmek ya da karmasını temizleyebilmek  için bir ruhsal sözleşme imzalıyor. Tecavüz gibi travmatik deneyimleri seçmenin onlarca farklı sebebi olabiliyor. Her birimiz çok farklıyız ve yaşadıklarımızın, seçimlerimizin anlamları da farklı. Sakat doğan çocukların çoğu, anne-babalarına koşulsuz sevginin ne olduğunu öğretme misyonunu üstlenerek geliyor. O yüzden bu dünyada yaşadığımız deneyimlere, yaşarken bize ne kadar kötü gelseler bile, ruhsal yolumuzda oluşmuş bir tıkanıklığı çözmek ve ruhsal olarak gelişmek için bize sunulmuş birer fırsat olarak bakmalıyız. Bu deneyimleri, bu dünyaya gelirken seçtiğimizi ve her şeyin bir anlamı olduğunu hatırlamalıyız.

Ece Saruhan: Başka ne gibi faydaları oluyor bu çalışmanın?
Diba: Yolunu kaybetmiş, niçin bu dünyaya gelmiş olduğunu unutmuş, evrenle bağlantısı kopmuş kişilerin yeniden hayata bağlanmalarına katkıda bulunuyor ve ruhsal seviyede şifa sağlıyor. İnsan hayata geliş amacını anlıyor. Bir çok kişi bedenlendikten sonra, ruhsal alemde yaptığı sözleşmeyi tamamen unutabiliyor. Bu da, hayatta gitmemeleri gereken bir yolda gitmelerine yol açıyor. Mesela bir varlığın planında öğretmen olmak varsa ama o burada mimarlık yapıyorsa, işinden dolayı sürekli mutsuzluk yaşayabilir. Planını öğrenince kendine yeni bir yol çizebilir ve evren o yolda ilerlemesi için mutlaka yardım eder. Meşhur “sır”‘Secret’ bu işte. Sen hatırlayınca ve o hatırladığın şeye odaklanınca, evren sana o niyetinin karşılığını veriyor.  

HİÇBİR ŞEY TESADÜF DEĞİL!
Ece Saruhan: Hayatta hiçbir şey tesadüf değil mi?
Diba: Kesinlikle değil. Bazen ruhlar planlarını unutuyor. Tıpkı otobandan Ankara’ya gitmek üzere yola çıkan birinin kestirmeden varmak için ara yollarda kaybolması gibi. Sonra, o anda belki de dünyanın sonuymuş gibi gelen bazı deneyimler yaşıyor. Ve o deneyimler sayesinde yeniden planını hatırlıyor. Bu yüzden 20 yıl sonra birbirlerini yeniden bulan çiftler var. Bu yüzden 40 yaşından sonra mesleğini değiştirenler var.  Ruhsal açıklığı ve psişik  özellikleri olan kişiler biraz daha ruhsal planlarını hatırlayabiliyor. Ruhsal terapi, bütün bunları hatırlamayı sağlıyor.

Ece Saruhan: Bu mantığa göre; cennet ve cehennem olmamalı?
Diba : Cennet ve cehennemi, dünyada da ruhsal alemde de yaşamak mümkün. Aslında bu algılayışı da kendimiz yaratıyoruz. Diyelim ki; bir kadın çocuğuna iyi bakamadı ve çocuk öldü. O kişi sürekli kendini suçlayarak, kendine bir cehennem yaratabilir. Hatta ruhsal aleme çıktığında da bu durumunu sürdürebilir. Kendimizin en acımasız yargıcı biziz. Yoksa ne ilahi güçler ne de rehberlerimiz, bizi yargılamazlar. Onlar sadece bize yol gösterirler.

Ece Saruhan: Rehberlerimiz ne demek?
Diba: Onlar ruhsal ilerleyişimize yardımcı olan yüksek enerjili varlıklar. Çoğu insan onların farkında değil. Oysa Kur’an-ı Kerim’deki İnfitar Suresi’nde bir ayette, “Kuşkusuz sizin üzerinizde koruyucular ve bekçiler var. Çok değerli yazıcılar, bilirler yapmakta olduğunuzu” deniliyor. Rehberlerimizi bir ışık ya da koku şeklinde ya da iç ses, sezgi olarak algılayabiliriz. ‘İçimden bir ses şöyle diyor’ dediğinizde, rehberiniz size yol gösteriyor olabilir. Bazen insanın aklına bir soru takılır ve bu soru gün boyunca zihnini kurcalar. Sonra bazen okuduğu bir kitap, bazen izlediği bir film, bazen otobüste yanına oturan bir yabancı, bazen de televizyondan geçen bir alt yazı ona bu sorunun cevabını verir. Böyle anlarda rehberlerimiz devrededir. Onlar her zaman bizimle olan koruyucu ve yol gösterici öğretmenlerdir.

YUVAMIZDAN KORKMAMIZ ANLAMSIZ!
Ece Saruhan: Peki ya ölüm korkusunu nasıl açıklayacaksınız? Madem ruh hiç ölmüyor ve her şeyi kendi seçerek geliyor, nasıl oluyor da insanların çoğu ölmekten korkuyor?
Diba: Bu; fiziksel boyuta çok bağlı olmakla ilgili bir şey. Dünyadaki yaşantıya çok kaptırıp ruhsal yanımızı, geldiğimiz yeri (yani Allah-Tanrı-Kaynak nasıl adlandırıyorsak) unutabiliyoruz. Ve böylece ölüm ve sonrasına ilişkin korkular artıyor. Geçmiş hayatlarını ve ruhsal deneyimlerini hatırlayan kişilerde bu korku ortadan kalkıyor. Ruhsal boyut aslında bizim yuvamız. Bedeni terk eden ruh yuvaya geri dönüyor. Ben bu dünyayı bir sahne, ruhsal boyutu da sahne arkası olarak görüyorum. Yazılmasına katkıda bulunduğumuz bir senaryoyla dünyaya geliyoruz ve kendi filmimizi çekiyoruz. Star oyuncudan yardımcı rollere, sahneye kadar her şeyin belirlenmiş olduğu bir film bu. Ama yaşarken bazen bunu unutuyoruz. Ruhsal terapi insana bunu hatırlatıyor. ‘Ben kimim?’, ‘Niye buradayım’ gibi soruların yanıtlarını vermekle kalmıyor, ölüm korkusunu da yok ediyor.

Ece Saruhan: Bu seansa katılanlar ya gördüklerini söyledikleri her şeyi uyduruyorlarsa…
Diba: Kişi uyduruyor olsa bile anlattıkları o kişinin bilinçaltından çıkan bir hikaye oluyor ve o kişiye ilişkin bir şeyler anlatıyor. Ayrıca kişinin nerede uydurup, nerede uydurmadığını hissedebiliyorum. Ruhsal terapiye giren herkes, ruhsal alemi aynı şekilde anlatıyor. Herkes oradaki ilahi güçlerin son derece sevgi dolu olduğunu, kimseyi yargılamadıklarını söylüyor. O alemi huzur ve mutluluk dolu bir yer olarak anlatıyorlar. Bu deneyimi yaşayanlar, bu dünyayı fazla ciddiye aldığımızın farkına varıyor. Bu kişiye kim olduğunu ve hayat yolunu, ruhsal planını hatırlatan bir güncelleme çalışması. Keşke herkes ruhsal planını öğrense ve geçmiş hayatlarında her dini, cinsiyeti ve olayı deneyimlediğinin farkına varabilse. O zaman tüm yargılar ortadan kalkardı ve din savaşları hiç yaşanmazdı. Çünkü aslında hepimiz her cinsiyeti ve hemen her milliyeti deneyimliyoruz. Bu terapi insanlara daha geniş bir bakış açısı kazandırıyor ve  daha anlayışlı, daha affedici olmalarına katkıda bulunuyor.

Ruh eşiniz seanstan sonra sizi arayabilir!
Ece Saruhan: Bu dünyaya gelirken kiminle evleneceğimizi de seçiyor muyuz? Şu meşhur ‘ruh eşleri’ gerçekten var mı?
Diba: Elbette ki var. Bazen biriyle karşılaştığınızda bir anda O'na doğru çekilirsiniz ya da itilirsiniz. Bu kişileri mutlaka önceki hayatlarınızdan tanıyorsunuzdur. Ancak insanın birden fazla ruh eşi olabilir.

Ece Saruhan: İlk görüşte aşk da, ruhların birbirinin tanımasından mı kaynaklanıyor?
Diba: İlk görüşte aşk yaşayan insanların karmik bir ilişkileri olması olasılığı çok yüksek. Bu hayatta karşılaşmalarının nedeni de, geçmişte çözemedikleri bir meseleyi çözmek üzere yeniden bir araya gelmeleri olabilir. Ruh eşleri bazen çok kısa bir zamanda evlenir. Ancak genellikle çok gelgitli bir ilişkileri olur. Kopup, seneler sonra bir araya gelebilirler. Bazen de kişi birinin ruh eşi olduğunu anlar ama tipi hoşuna gitmediği için onu es geçip, daha güzel ya da yakışıklı birine yönelebilir. Ruhsal terapi, bu anlamda da çok faydalı oluyor. Bunu uygulayan kişi kendi planını hatırlarken, bu hayatta onunla sözleşmesi olan insanlara da bir enerji yayıyor. Seanstan hemen sonra yıllardır görmedikleri kişilerden mesaj ya da telefon alan danışanlarım oluyor.

Hülya Avşar, Sezen Aksu ve Tarkan’ın ruhsal misyonu var!
Ece Saruhan: Ünlüler dünyasında ruhsal planlarında, başkalarının ruhsal gelişimlerine katkıda bulunmak olan isimler var mı? 
Diba: Elbette. Dünya üzerindeki bazı ruhlar, gerçekten çok önemli misyonlar yükleniyor. Mesela Angelina Jolie aslında oyuncu ama daha çok hayırsever kimliğiyle ön plana çıkmaya başladı. İnsanları fakir çocukları evlat edinmeye özendirmek gibi bir misyonu olma olasılığı çok yüksek. Herkes Christopher Reeve’i süperman olarak tanıdı ama o ruhsal amacını sakatlandıktan sonra yerine getirmeye başlamış gibi görünüyor. Yaşadığı bu kötü olayla belki de planına uygun davranmaya ve hayır kurumlarına yönelik çalışmalar yapmaya başladı. Aynı şey Filiz Akın için de geçerli. Kendisi kanseri yenmekle kalmadı, kanser hastalarına umut dağıtarak bir misyon üstlendi. Sezen Aksu’nun ruhsal amacı insanların duygularını uyandırmak olabilir. Çünkü şarkılarıyla bunu yapıyor. Tarkan ‘Karma’ adlı bir albüm çıkarak, insanları geçmiş yaşamlarla ve dolayısıyla ruhlarının derinlikleriyle ilgilenmeye yöneltti. Oprah Winfrey, Amerika'da etki gücü çok yüksek bir insan ve özellikle son zamanlarda yaptığı TV ve radyo programlarıyla, milyonlarca insanın bütünsel bakış açısına kavuşmasına katkıda bulunuyor. Bir TV programında Dr. Mehmet Öz'le birlikte regresyon terapisti Brian Weiss’ı ağırladı. Weiss canlı yayında yüzlerce insana geçmiş yaşama geçiş  uyguladı ve onları geçmiş hayatlarla tanıştırdı. Oprah'ın geçmiş hayatlarından en az birinde imparator, kral gibi çok güçlü biri olduğunu tahmin ediyorum. Ülkemizde de Hülya Avşar, Sezen Aksu, Tarkan gibi güçlü, etkin kişilerin de geçmiş hayatlarında benzer bir etki gücüne sahip olmuş olma olasılıkları çok yüksek. Kendilerine Ruhsal Terapi uygulamayı da çok isterim.
Ece Saruhan :Neden?
Diba: Güçlü ve etkin kişilerin, ruhsal planlarında milyonlarca insanı etkilemek, yönlendirmek var. Ama aynı zamanda geçmiş hayatlarından bugüne taşımış oldukları, bitmemiş işlerin izleri dolayısıyla şimdiki hayatlarının bazı noktalarında zorlanabiliyorlar. Bunu çözmelerine katkıda bulunmayı isterdim. Kendi ruhsal yanlarıyla biraz daha bağlantıya geçip, buradaki hayat amaçlarını tam olarak öğrenecekler. Ve böylece hem kendi bireysel yollarında daha rahat ilerler hem de topluma örnek olurken kendi ruhsal planlarıyla daha uyumlu olabilirler.

Ece Saruhan: Başka kimlerin arasında karmik bağlar olabilir?
Diba : 9 kere evlenen Elizabeth Taylor ile Richard Burton’ın ilişkisi tipik bir karmik  ilişki. Sürekli ayrılıp barışan bir çok çiftin ilişkisi için de aynı şeyi düşünebiliriz. Yine bir çok ünlü kişinin şu andaki özel hayatları, yaşam şekilleri ve enerjileri geçmiş hayatlarına ilişkin epey fikir veriyor.

 

22 yıl sonra dedemle kucaklaştım, aşkta ektiğimi biçtiğimi anladım! 
Ece Saruhan
Röportaj için gitmişken ruhsal terapi seansını deneyimlemeden dönmek olmazdı. Haliyle hemen yatağa uzandım. Öncelikle şunu söyleyeyim; korkacak hiçbir şey yok. Yarı hipnoz halindesiniz, bilinciniz açık. Paniğe kapıldığım anlarda, Diba hemen yardımıma koştu. Elini alnıma dayayıp, bana enerji depoladı. Önce bundan önceki hayatıma geri döndüm. Ardından ruhum, ait olduğum yere yani ruhsal boyuta yükseldi. Uzun bir tünelin içinden geçerek vardığım o diyar tamamen huzur dolu bir yerdi. Kapıda beni, mavi renkler olarak gördüğüm rehberlerim karşıladı. Yanlarında çok özlediğim bir sima da vardı; 22 yıldır sadece rüyalarımda görebildiğim dedem…

EGO SINAVINI VEREMİYORUZ!
Sonra rehberlerim beni oda gibi bir bölüme götürdü. Bana intihar ederek son verdiğim bir önceki hayatımda ego sınavımı veremediğimi söylediler. Sevdiğim adam defalarca benden af dilemeye gelmiş ancak egom onu çok sevmeme rağmen yeniden bir araya gelmemize izin vermemişti. Sonuçta ikimiz de intihar etmiştik. Bu hayatta aynı ego sınavını onun veriyor olması elbette ki tesadüf değil. Bunu birlikte seçmişiz. Yani Ece; ruhunun ektiğini biçiyor. Bugüne kadarki tüm hayatlarında ruh eşim olan adam, Nuh diyor peygamber demiyor. Etme bulma dünyası dedikleri bu olsa gerek… Neyse ki iki ruh eşim daha var. Üstelik onlar hala hayatımda olan adamlar!

ANNEM ŞİMDİ KANKAM!
Ardından bu hayatımda neler yaşayacağımı seçmek için, benim bir önceki hayatıma ilişkin seçimlerimi yapmama katkıda bulunan diğer rehber varlıkların önüne çıktım. Bana; “kaldır kafanı artık yerden. Keşke içine bir ayna tutsak da; ne kadar özel bir ruh olduğunu görebilsen. Kendini affet, kendini sev ve yüreğine hep inan” dediler. Ardından bu hayat planıma ilişkin bir anlaşma yaptık. Bedenimi, yaşadığım ülkeyi, ailemi, işimi, yaşadığım acı-tatlı her deneyimi kendim seçtim. Bu arada ruh ailemin kimlerden oluştuğunu da öğrendim. Bu hayattaki kuzenim geçmişte annemmiş. Hatta şu anda o hayattaki babamla çıkmak üzereler. Seansın en güzel yanı; kazandırdığı bu farkındalık. Bugüne kadarki tüm hayatlarımdan geçen herkesin ruhlarına sağlık… Burada şu anda aklından bu soru geçenlere cevap de vereyim; delirmedim, bizzat deneyimledim! Ece Saruhan-Günaydın gazetesi

 
COPYRIGHT © 2006 RADIANCED.COM ALL RIGHTS RESERVED / WEB DESIGN BY DiBA