RADIANCED DANIŞMANLIK & EĞİTİM







SABIRLA YOL ALMAK

DİBA AYTEN YILMAZ (09.08.2007)

Japon yönetmen Goro Miyazaki'nin Yerdeniz Öyküleri isimli filminden daha önceki yazımda bahsetmiştim. Yıllar önce izlediğim Ruhların Kaçışı isimli şahane animasyon filmin Goro Miyazaki'nin babası Hayao Miyazaki'ye ait olduğunu öğrenince hiç şaşırmadım. Miyazaki'lere duyduğum hayranlık ve sevgi; Hayao Miyazaki'nin diğer filmlerini izledikçe artıyor. Miyazaki'nin Dünya'mızın bozulan dengesine dikkat çekmek ve hem tekbaşımıza hem elbirliğiyle neler yapabileceğimize ilişkin Ruhsal Rehberlerden aldığı mesajlarla bu özel filmleri çektiğini hissediyorum. Hayao Miyazaki kendisi de bizlere yol gösteren bir Ruhsal Rehber.

Miyazaki'nin bugüne kadar izlediğim tüm filmlerinde kararlı, güçlü, kendilerinden beklenmeyecek kadar zorlu görevleri yerine getiren genç çocuklar var. Genelde bir kız ve bir erkek çocuk başrolde oluyor, ve aralarında oluşan saf koşulsuz sevgiyle kutsal bir amaca yönelik dayanışma bağı oluşuyor. Sevdikleri kişi-aile-topluluk uğruna her şeyi göze alıyor canlarını hiçe sayıyorlar. Ölüm korkuları olmadığı için ölümü aşabiliyorlar.
Ve Miyazaki tüm filmlerinde iyi-kötü, aydınlık-karanlık kavramlarının birliğini değişik versiyonlarda anlatıyor.

Miyazaki'nin bir diğer çok önemli ve özel filmi de "Rüzgarlı Vadinin Nausicaa'sı". Nausicaa bugüne kadar gördüğüm en iyi "savaş karşıtı" film!
Zehirli ormanlar yeryüzüne yayılmış ve Ohmu adlı dev yaratıklar bu ormanları koruyor. Nausicaa film boyunca herkesin korktuğu Ohmu'lara ve diğer "zararlı-kötü" diye bilinen tüm varlıklara sevgiyle yaklaşan, onlarla iletişim kuran 10'lu yaşlarda bir kız çocuğu.
Nausicaa herkesin canavar gibi görerek kaçtığı Ohmu'larla iletişim kurdukça onların içindeki en yüksek planla uyumlu "iyi"yi algılıyor. Ve ait olduğu topluluğun ölümden kurtuluşunu böylece sağlayabiliyor.

Olumsuz gibi görünen bir kişinin, bir durumun içindeki mesajı; Yaradanla bir olan yanını anlamak için ona sevgiyle yaklaşmaktan başka yol olmadığı bu filmde de vurgulanmış oluyor.

Nausicaa'nın Ohmu'lara gösterdiği şefkat ve onları anlama çabası, ruhsal gelişimimizde çok önemli olan sabır ve şefkatle yol almayı hatırlatıyor.

Bedenliyken ciddi yaralar alan ruhsal varlıklar tıpkı Ohmu'lar gibi her aileye en az bir tane olacak şekilde tüm dünyaya yayılmış durumdalar. Bu varlıklar Ruhsal boyutta deneyimlediğimiz saf sevgiyi insanlık boyutunda deneyimleyerek şifaya kavuşabilirler.

Mutlaka yakınlarına onlara koşulsuz sevgi ve anlayışla yaklaşacak bir aile yakını verilmiş. Bu yaralı ruhlar bazen anne, bazen eş, bazen çocuk olarak yakınlarımızda oluyorlar. Her an koşulsuz sevgiyle onlara yaklaşmak mümkün olmasa da bu çok yaralı ruhlarla olan ödevlerimizi tamamlamak yolunda sabır ve anlayış en büyük yardımcımız.

Şikayet ettiğimiz, beğenmeyip eleştirdiğimiz, rahatsız olduğumuz her kişi ve durum için teşekkür edelim. Onun bize neyi öğrenmemiz, neleri aşmamız için verildiğini nasıl bir hediye olduğunu anlamanın tek yolu bu. Böylece öğrenerek ruhsal gelişim yolumuzda ilerleyebiliriz.

Önce kendi sorumluluğumuzu alalım ve bırakalım herkes kendi sorumluluğunu alsın. Sorumluluk ruhsal gelişimde en önemli aşama.

Yargılayıp suçlamadan, onu olduğu gibi kendi gerçekliği içinde değerlendirmek onu anlamanın en iyi yolu. Bir varlığın karanlıkta kalan yönleri ne kadar çoksa o kadar çok yarası, incinmişliği vardır. Hepsini derinlerde bir yerlere tıkmış, üstüne kapıyı sıkıca kapatmış, kimseler girmesin orada unutulsun diye sürgülemiştir. Oysa o hep oradadır ve rahatsızlık vermeye devam eder.
Çok yara varsa sevgi ihtiyacı da çoktur.

Koşulsuzca herkesi herşeyi severek cesaret ve inançla yol alalım!

Sevgi ve Şükranla,
DAY

 
COPYRIGHT © 2006 RADIANCED.COM ALL RIGHTS RESERVED / WEB DESIGN BY DiBA