RADIANCED DANIŞMANLIK & EĞİTİM







YERDENİZ ÖYKÜLERİ

Diba Ayten Yılmaz (04.07.2007)

Çok sevdiğim ve karmaşık görünen yapısının ardında derin anlamlar barındıran bir filmi yorumluyorum.

Japon Goro Miyazaki'nin ilk filmi animasyon Yerdeniz Öyküleri (Tales from Earthsea) şu anda sadece İstanbul'da bir sinemada oynuyor.

Bu filmin beni en çok etkileyen yanları; yoğun derin anlamlarla yüklü, metaforik anlatılarla bezenmiş oluşu idi. En çok aklımda kalan bölümleri sizinle paylaşıyorum.

Dilerseniz filme ilişkin aşağıdaki internet sitesinden "watch trailer" linkini tıklayın. Böylece filmin meleksi müziğini dinlerken bu yazıyı okumaya devam edebilir ve filmden kısa bir alıntıyı izlemiş ve karakterleri de görmüş olursunuz.
http://www.talesfromearthsea.com.au

Film boyunca yin-yang, iyi-kötü ve aydınlık-karanlık kavramlarının metaforik, açık-sırlı anlatımlarını görmek mümkün.

Yerdeniz adlı ülkede mahsüller azalıyor ve çiftlik hayvanları ölüyor. İnsanlar oradan oraya amaçsızca dolaşıyorlar.

Denizde bir gemideki tayfalar fırtınada dev dalgaların içindeki gemiyi ve kendilerini kurtarmaya çalışıyorlar. Geminin kaptanı büyücüyü çağırıyor; büyücü ise şaşkınlık ve korku içinde "isimlerini unuttum hiçbir şey yapamıyorum" diyor. Böylece filmdeki en kritik sırlardan birinin ilk izini almış oluyoruz.

Ve tam o anda gökyüzünde 2 ejderha görünür ve olası felaketleri haber verircesine ejderhalar birbirlerini öldürür.

Uzakdoğu kültüründe ejderhaların çok derin anlamları var. Geleneksel Çin kültüründe ejderha soyundan gelindiğine inanılıyor. Filmde de verildiği üzere bir zamanlar ejderhalar ve insanların birarada yaşadığı ama daha sonra ayrıldıkları söyleniyor.

Ejderhaların birbirini öldürmesi Dünyanın dengesinin tehlikede olduğuna dair önemli bir işaret oluyor.

Enlad ülkesinin bilge Kralının tek endişesi ülkesinin insanlarının iyiliğini gözetmek. Bir gece sarayda bir bıçak darbesiyle öldürülür ve kılıcı çalınır.

Kral ölmek üzereyken kendisini öldürenin 17 yaşındaki oğlu prens Arren olduğunu şaşkınlıkla anlar. Daha sonra Arren'i atı ve kılıcıyla çölde kurtlardan kaçmaya çalışırken görüyoruz.

Bu arada "en muhteşem büyücü" diye anılan Atmaca Ged, dünyanın dengesinin bozulduğunu anlamış ve "ah-vah" etmek yerine soğukkanlı bir şekilde kaynağa ulaşıp çözüm aramak üzere araştırmaya başlamıştır.

Ve çölde peleriniyle yaya olarak dolaşırken onlarca kurdun kuşattığı Arren'i görür. Arren'in babasından aldığı kılıç sihirli olduğu için kınından çıkmamaktadır ve kendini kurtlara karşı koruyamaz. Ged O'nu kurtardığında Arren O'na sadece adını söyler. Arren o kadar çekingen ve ürkektir ki babasını nasıl öldürdüğü anlaşılmaz bir durumdur. Arren ve Ged birlikte yol almaya başlarlar.

Birlikte Hort kasabasına giderler. Sadece sahte ürünlerin satıldığı ve köle taciri askerlerin heryerde cirit attığı ve çocuk-genç sahipsiz herkesin köle olarak alınıp satıldığı kasabaya gelirler. Kasabada dolaşırlar ve sonra Ged hana döner, Arren dışarıda kalıp denizi izler. O anda "orası çok tehlikeli bir yer niçin Arren de Ged'le gitmiyor" diye düşünüyor insan.

Bu arada Arren bir rüzgar gibi kendisini takip eden bir varlıktan kaçıyor. Ve o anda köle tacirlerinin genç bir kızı yakalamaya çalıştıklarını farkediyor. Bir anda çok hızlı hareket ederek onları etkisiz hale getirip genç kızı kurtarır. Genç kız "Therru nerdesin?" diyen bir kadına doğru koşarak uzaklaşır.

"Bak iyi ki Ged'le gitmemiş, kızı kurtardı" diye düşünürken Arren yolun bir yerinde yorularak oturur, uyuyakalır ve köle tacirleri tarafından yakalanır. Bu sefer de Arren'in başına gelenlere üzülürken, Arren'in diğer kölelerle birlikte zincirlenmiş olarak zırhlı bir arabayla ormanda götürüldüğünü görüyoruz. Ged gelir ve sadece çok parlak ışığını kullanarak askerleri etkisiz hale getirir. Böylece uzun zamandır güçlerini kullanmayan Ged'in gücünü sadece Işık'tan aldığını anlıyoruz. Ged Arren'le birlikte diğer tüm kölelerin de zincirlerini ışığıyla çözer ama sadece Arren'i arabadan indirir. Ged özgürleştirdiği diğer köleler için "onlar şimdi ne istiyorlarsa yapabilirler" derken insanlara yardım ederken onların özgür iradesine saygı duymanın önemini vurgulamış oluyor.

Ged ve Arren kasabadan ayrılıp dağlardaki bir çiftliğe ulaşıyorlar. Çiftlikte Ged'in bir zamanlar köle olmaktan kurtarmış olduğu Tenar yaşıyor. Ve Tenar da ebeveynleri tarafından öldürülmek üzereyken Therru'yu kurtarmış ve yanına almış. Therru Arren'i gördüğünde O'na teşekkür edecek sanırken O'ndan kaçıyor. Daha sonra Arren Therru'ya anlatırken anlıyoruz ki babasını nasıl, niçin öldürdüğünü bilmiyor. Sadece kendisini ele geçiren bir güçle bunu yapmış olduğunu söylüyor. O gücün, güçlü bir rüzgar gibi kendisini takip eden Arren'in gölgesi olduğunu ve Therru'nun O'nun gölgesinin karanlık gücünü görmüş ve bundan hoşlanmamış olduğu için (bu güç kendisini kurtarmış olduğu halde) tepki verdiğini anlıyoruz.

Ged, karanlık büyücü Cob'un "sonsuz hayat"ın sırrına ermek için yaşamla ölüm arasındaki kapıyı açmaya hazırlandığını öğrenir. Bu arada Ged'den intikam almaya çalışan Cob, Arren'i ele geçirir ve O'na renkli sıvı içirerek gerçek adını öğrenir. Böylece filmin başında verilen "gerçek isim"le ilgili sır açığa çıkar. Bir şeyin gerçek adını bilirsen O'nu kontrol edebilirsin!

Cob, Ged'in kaleye gelmesini sağlamak için Tenar'ı da yakalar. Ged kaleye gider ve başından beri dünyanın dengesini bozduğunu tahmin ettiği şeytani gücün Cob olduğunu anlar. Cob'un ölüm korkusuyla dolu olduğunu, ölmemek için mücadele ettiğini ve bu nedenle tüm sırları çözmeye çalıştığını anlıyoruz. Ged, Cob'a ölümün de hayatın bir parçası olduğunu anlatır. Böylece ölümün (karanlığın) hayatın (ışığın) bir parçası olduğunu vurgulamış oluyor.

Ama Ged, Cob'un gücüne dayanamaz ve Tenar'la birlikte zindana atılır. Bu sefer de "en güçlü büyücü yakalandı" diye endişelendim. Oysa böylece iki genç güçlenme fırsatı bulmuş oldu.

Çiftlikte bağlı bırakılmış olan Therru kendini kurtarıp, Arren'in kılıcını ve gölgesini de alarak kaleye gider ve Arren'i bulmayı başarır. Arren sonunda gölgesiyle buluşur. Ve o anda filmin bana göre en önemli mesajlarından biri geliyor; gölgesini yani karanlık yanını red ederken zayıf olan Arren gölgesinden kaçmaya son verip onunla buluştuğunda, güçleniyor!

Kılıcın sihrini çözen büyülü kelimeleri Arren sonunda keşfeder "yaşama sevinci adına çözül!".

Arren ve Therru birlikte, Cob'un öldürmeye hazırlandığı Ged ve Tenar'ı kurtarmak üzere kalede zorlu bir mücadeleye girişiyorlar. Arren kılıcıyla Cob'u yaraladığında Cob'un bedeninde çözülme başlıyor ve hızla yaşlanmaya başlıyor.

Enerjisini son kez toplamayı başaran Cob Therru'yu yakalıyor ve boğuyor. Ama ölümsüzlüğün sırrını (SEVGİ) keşfetmiş olan Therru canlanıp ejderhaya dönüşerek Arren'i de kurtarıyor. Ve Cob yokoluyor.

Onlarsa sevgiyle güçlerini birleştirmiş olarak hep birlikte oradan uzaklaşıyorlar!

Sevgi ve şükranla

 
COPYRIGHT © 2006 RADIANCED.COM ALL RIGHTS RESERVED / WEB DESIGN BY DiBA